sosyal medya

Sosyal medya detoksu zamanınız gelmiş olabilir!

Temmuz 17, 2019



Neden inanmadığımız konularda başkalarına da sınır çizeriz? Twitter'da şöyle bir paylaşıma denk geldim:"Sırf sosyal medyada paylaşmıyorsun diye, büyük planların olmadığı anlamına gelmez. Hayatını yaşa ve bunu gizli tut. Mahremiyet her şeydir." Önce bizim Cemal Süreya ya da İclal Aydın vakaları gibi birileri Denzel Washington ismini kullanarak paylaşım yaymış sandım. Ama orijinalmiş! Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, bir yandan doğru sosyal medya kullanımıyla terfi ya da yeni iş teklifleri alabilir; öte yandan bir Hollywood yıldızı olsanız dahi sosyal medyada varlık göstermediğiniz için o çok istediğiniz filmin kadrosuna giremeyebilirsiniz. Elbette ki, önümüze çıkan her paylaşıma bayılmıyoruz.🤨 Ama bunun için sosyal medyayı eleştirip dalgaya almak yerine takip etmemek 👁️ seçeneğini kullanmayı akıl etmek neden bu kadar zor? Bu türden paylaşımlar bana çok garip geliyor. Sosyal medya zararlarından bahsedip durmak yerine, bize verilen seçenekleri doğru değerlendirsek, olmaz mı?
Suçluluk duyacağınız, mahçup edeceğiniz bir şey değil seçim yapmak. Kimse sizi, mutlu hissettiren hesapları takip ettiğiniz ve diğerlerini elediğiniz için kötü bir insan olmakla suçlayamaz. O akış, sizin akışınız. Akrabalarınız dahil kimseyi takip etmeye mecbur değilsiniz. Sosyal medyada hoşlanmadığınız hesapların bildirimlerini kapatarak, sessize alarak; hatta mutsuz hissettiren hesapları takip etmeyerek dilediğiniz gibi bir akış sağlamanız mümkün!


Sosyal Medya Detoksu Nasıl Yapılır?

1. Kendinizi kötü hissettiren kişileri, arkadaşlarınız olsa dahi takip etmeyin.
Kıyaslama, kıskançlık gibi olumsuz duygulardan arınmak istiyorsanız, size böyle hissettiren tüm hesaplarla ilişkinizi askıya alın. Sabah kalkar kalkmaz elinize aldığınız telefonunuzda moralinizi bozacak paylaşımlar görmek gününüzü etkilemesin. Takip ettiğiniz insanların pozitif, hedefleriniz için sizi motive edecek insanlardan oluşmasına özen gösterin.

2. Sosyal medya ile gerçek yaşam arasındaki farkı hep hatırlayın.
Fotoğraf sadece bir fotoğraftır. Hayatın kendisi değildir. Kimsenin hayatında neler yaşadığını bilemezsiniz. Yalnızca bir andan bir kareyle olumsuz duygular içine girmeyin. Kaç kişi zayıf yanlarını, güçsüz anlarını sosyal medyada paylaşır? Çoğunlukla iyi anları vurguluyoruz. Bir saat önce salya sümük ağladığımızı kimse bilmiyor, çünkü hava almak için geldiğimiz deniz kenarını çekip koyuyoruz! Bu ayrımın bilincinde olun ve kendinizi yok yere üzmeyin.

3.Ne zaman yaşayacağınızı, ne zaman telefonu elinize alacağınızı bilin.
Sosyal medya benim işim. Onsuz ne bu blog olurdu, ne eğitimlerim, ne de sosyal medyadan tanıştığım dostlarım... Ama ailemle yemeğe oturduğumda telefonu sehpada bırakıyorum. Her an sosyal medya ile iç içe olmak, psikolojik ve fiziksel olarak yıpratıcı olurdu. Sosyal medya bağımlılığı dediğimiz bu durum, içinden çıkılamaz sonuçlar doğurabilir. Düşünsenize, siz istediğiniz o 10 kiloyu veremezken, fit insanların özgüvenli pozlarıyla her an karşılaştığınızı!.. Kıyaslama yapmayın. Ya da bir gönderi sizi kötü hissettiriyorsa nedenlerini sorgulayın: Yetersiz mi hissediyorsunuz? Mutsuz olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Kendi iç bütünlüğünüzü hiçbir şeyin bozmasına izin vermeyin. Yetenekleriniz ve özelliklerinizle bir benzeriniz daha yok. Güçlü yanlarınıza odaklanın ve sosyal medya paylaşımlarınızda insanları motive edecek, onları da kendi başarıları için harekete geçirecek hikayelerinizi paylaşın.

Bunu da Beğenebilirsin

0 yorum

Twitter'da Var mısın?

Facebook Sayfamı Beğendin mi?