amaç

Motivasyonun 3 Kaynağı: Hedefler, Duygular, Yetenekler 🙏🎯💖

Temmuz 12, 2018



Bir işe başlarken, hayatımızla ilgili kararlar alırken kimi zaman yeterince istemediğimiz,
kimi zaman da yapabileceğimize inanmadığımız için motive olmakta zorlanırız.

Berkeley Üniversitesi'nden Hugo Khel'in TED konuşmasını izlediğimde , karar süreçlerinde bilinçaltını kontrol edebileceğimiz bir formülden haberdar oldum. Bilinçaltının bizi nasıl yönlendirdiğini, bizi korumak için neler yapabildiğini pek çoğumuz biliyor zaten... Bu gizemli sandık odası, kararlarımızı nasıl etkiliyor?

Bahsini ettiğim üç bileşenli (mantık,kalp,el ) bu formül sayesinde mantık ve kalp süzgecinden geçen her şeyin dengesini bulabilecek ve motivasyonumuzu yükseltebileceğiz.



Üç bileşen: Mantık, kalp ve el

“3C” yani üç bileşen kesişen kümelerin olduğu 3 daireden oluşuyor. Motivasyonun ana unsurları olan bu bileşenler;

  • Bilinç düzeyindeki,
  • Bilinç altındaki motifler ile
  • Sahip olunan yetenekleri kapsıyor.
Mantık, rasyonel düşünceyle oluşan niyetlerimizi, hedeflerimizi ve belirli bir eylemi gerçekleştirme yönündeki kararlılığı içeriyor.

Kalp ise duygusal alanı temsil ediyor; Bir aktivite ile ilgili alınan keyif , bilinçsiz sayılabilecek ihtiyaçlarımız, aynı zamanda bir faaliyetin altında yatan korku ve stres, kalp düzeyinde kendisine yer buluyor.

El, niyet ettiğimiz bu faaliyetle ilgili elimizdeki beceri ve yetenekleri, ıuzmanlığı ve deneyimleri temsil ediyor.

Üç bileşenin etkileşimi

Bileşenlerden mantık ve kalp süzgecinden geçirilen kararlar içsel motivasyon sağlar: Kişi tamamen o işe konsantre olur ve  o aktiviteyi severek yapar. Böylelikle, el bileşeni kısmı devre dışı olur yani  beceri ve yetenekler aslında içsel motivasyon için bir ön koşul değildir.

Optimal motivasyon ise her üç bileşenin kesişim kümesinden gelir. Burada, kişi içsel olarak motivasyona ve gerekli tüm beceri ve yeteneklere sahiptir. Bu durum akış deneyimi sağlar. Yani kararımızla ilgili eylemleri yaparken kendimizi akışa bırakır, keyif alır ve tam anlamıyla bir hakimiyet yaşarız. Bununla birlikte, iki bileşenden biri, mantık veya kalp kısmında boşluk varsa (yani, kişi aktivite için bilişsel destek almıyorsa veya hoş olmayan karın ağrıları yaşıyorsa), kişi bu aktiviteyi gerçekleştirirken mücadele edecektir. Bu durum “motivasyon” olarak deneyimlenebilir. Burada, aktiviteyi gerçekleştirmek ve olumsuz duyguları bastırmak için irade (irade) gereklidir. Yani kalpten inanmadığımız bir eylemde enerji kaybı yaşarız ve uzun vadede aşırı kontrol baskılanması ve sağlık sorunlarına yaşayabiliriz.

Bileşende el noktasındaki eksiklik ise başkalarından yardım istemek, yetenekleri geliştirmek için eğitim ve danışmanlık desteği almak gibi pratiklerle giderilebilir.




Motivasyon teşhisi

Motivasyonun üç bileşeninin yerine getirilmesini kontrol için şu soruları sorabiliriz:

Mantık: "Bu etkinlik benim için gerçekten önemli mi? ”
Kalp: "Bu aktiviteyi gerçekten hoşuma gidiyor mu? ”
El: "Bu aktivitede iyi miyim? “



Motivasyon açıkları durumunda müdahale:

A noktası: Kararımız ya da niyetimiz ile ilgili bileşenin mantık tarafından desteklendiğini ancak bileşen eliyle desteklenmediğini gösterdiği durumlarda ortaya çıkar. Bu halde, öncelikle beceri eksikliğinin nasıl giderileceğine dair bir çalışma yapmak gerekir. Eğer kendimizi yeterli hissetmiyorsak, güvenimizi artıracak bir danışman ya da koçtan destek alabiliriz. Ancak objektif bir açıdan bakıldığında da gerçekten yeterli değilsek, eğitim ve kurslar ile kendimizi geliştirebiliriz.

B noktası: Mantığımızdan onay aldık, yeteneğimiz de tam ama kalp kısmında iyi gitmeyen birşeyler var. Yani rasyonel olarak doğru geliyor, yapabiliriz de; Ama bu iş pek hoşumuza gitmiyor. Kötü hissettiren umsurları bulmalı, onlarla ilgili motivasyonumuzu yükseltecek ne gibi değişiklikler yapabileceğimizi araştırmalıyız. Önyargılarımızı azaltmak, daha olumsuz ihtimalleri düşünerek rahatlamak da etkili olabilir.

C noktası: Rasyonel olarak bizim hedeflerimize uymayan ama gönülden istediğimiz ve yeteneğimiz olan konularda bu noktaya düşeriz. Burada mantıken yanlış gelen yönleri düşünerek, ikilemlerimizi gidermek bir çözüm yolu olabilir. Hedefimizle ilgili ikna olmak adına yeni teşvik noktaları bulabiliriz.

Ve merkez noktası... Eğer bir kararımız ya da niyetimizle ilgili bu noktayı yakalayabilirsek, işin gelişimi için görevi iş ortaklarımıza devrebilir, onların sorumluluk duygusu ve yönetimine güvenebiliriz. Yine de onlarla yakın temasta kalmamız ve ekipteki diğer insanların motivasyonlarındaki değişime karşı dikkatli olmamız gerekir.

Sonuç olarak her niyet ve karar sürecimizde kendimize bu yazıdaki soruları sorarak yol alır, mantık-kalp-el uyumunu gözetirsek dengeli bir hayat hedefine yol almamız mümkün...

Bunu da Beğenebilirsin

0 yorum

Twitter'da Var mısın?

Facebook Sayfamı Beğendin mi?